8 Ocak 2012

Girdik Yıla Zıpkın(!) Gibi


 Teniste yeni sezon heyecanı, geçtiğimiz hafta itibarı ile başladı. Federer ve Nadal ikilisi yeni sezonun ilk resmi maçlarını Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen 250'lik turnuvada oynarken, yeni koçu Ivan Lendl ile ilk turnuvasına çıkan Andy Murray'nin durağı Brisbane idi. Aynı turnuvanın kadınlar kanadında Serena Williams, Kim Clijsters ve Samantha Stosur gibi isimler boy gösterirken sezonun ilk haftasına damgasını vuran olaysa hiç kuşkusuz yaşanan sakatlıklar oldu. Bu sakatlıklar, merakla beklenen eşleşmelere engel olduğu gibi sezonun ilk grand slam turnuvası olan Avustralya Açık öncesinde endişelere yol açtı.

 Brisbane turnuvasının kadınlar ana tablosu, birçok heyecanlı eşleşme vaad ediyordu. Kim Clijsters-Samantha Stosur çeyrek final eşleşmesi, Stosur'un ikinci turda Benesova karşısındaki sürpriz mağlubiyetiyle suya düştü. Yarı final için merakla beklenen eşleşme ise Kim Clijsters-Serena Williams idi; fakat bu eşleşme de Serena Williams'ın set vermeden kazandığı Bojana Jovanovski maçında ayak bileğini sakatlaması ve maçın ardından turnuvadan çekildiğini açıklamasıyla bir başka bahara kaldı.


 Tüm bunların akabinde oynanan Clijsters-Hantuchova mücadelesi ise enteresan bir şekilde seyretti. Bir önceki turu Serena'nın çekilmesiyle maç oynamadan geçen Hantuchova, mücadeleye hızlı başladı ve 4-1'i buldu. Daha sonrasındaysa Clijsters toparlandı ve eşitliği yakaladı; fakat setin bundan sonraki kısmı sıkıcı bir mücadeleye sahne oldu. Defans yönü zayıf olan ve ayakları üstünde oldukça yavaş olan rakibi karşısında çok iyi puan kurgulama özelliğine sahip olmasına rağmen yakaladığı fırsatları bir türlü değerlendiremeyen Clijsters, seti tie-break ile de olsa kazanmayı başardı. Ne var ki Belçikalı raket, ikinci sette 1-3 gerideyken sakatlığı sebebiyle maçı bitiremedi ve Hantuchova enteresan bir şekilde kendisini finalde buldu.


 Final maçı ise tek taraflı bir mücadeleye sahne oldu. Rakibini servisleri ve agresif oyunuyla çaresiz bırakan Kaia Kanepi, 6-2 ve 6-1'lik setlerin ardından şampiyonluğa ulaştı. Sürprizlerin ve sakatlıkların damgasını vurduğu turnuvanın en dikkat çekici istatistiğiyse iki yıl üst üste dünya 34.sünün şampiyon olmasıydı. Nitekim geçen yıl bu turnuvayı kazanan Petra Kvitova da buraya 34 numara olarak gelmiş ve sezonun devamında elde ettiği başarılarla yılın en iyi kadın tenisçisi ünvanına layık görülmüştü.


 Uluslararası Brisbane turnuvasının erkekler kanadında ise gülen taraf Andy Murray oldu. İlk iki tur maçında ilk setleri kaybetmesine karşın turnuva ilerledikçe ritmini bulan Murray, finalde Alexander Dolgopolov'u 6-1 ve 6-3'lük setlerle geçerek yeni ekibiyle oynadığı ilk turnuvayı şampiyon tamamladı. Bu, kendisi için sezonun ilk grand slam turnuvası öncesi moral kaynağı olsa da pek bir anlam ifade etmiyor. Eğer Murray bir grand slam şampiyonluğu hedefliyorsa kendisinin sıralamanın ilk üçündeki raketlere karşı bu tip büyük turnuvalarda oynayacağı mücadelelerde ekstra işler yapması, fırsat kollamaktan vazgeçmesi gerekiyor.


 Erkeklerde asıl heyecanın olduğu turnuva ise 250 puan değerindeki Katar Açık'tı. Turnuvaya son şampiyon olarak gelen Federer, Davydenko ve Zemlja maçlarını mükemmel forehand vuruşlarıyla çok rahat kazandı. Tabii bunda rakiplerinin zayıflığının da etkili olduğunu söylemek mümkün. Çeyrek finalde ise Seppi karşısında ilk iki turdaki rahat görüntüsünden uzak olan Ekselansları, maçı üç sette kazandı; fakat yarı finaldeki Tsonga maçına sırtındaki sakatlık sebebiyle çıkamayacağını belirterek turnuvadan çekildi. Bu Federer'in kariyerinde yarım bıraktığı ikinci turnuva oldu. Ekselansları, 2008 Paris Masters'ta James Blake'e karşı oynaması gereken çeyrek final mücadelesine de sırtındaki ağrılar sebebiyle çıkamamıştı.


 Federer'in çekildiği, Nadal'ınsa yarı finalde elendiği turnuvada, tenisseverlerin değil, Fransızların 'rüyası' gerçek oldu. Finalin ilk oyunlarında ritmini bulmakta sıkıntı çeken Tsonga, daha sonra oyuna girdi ve Monfils'i kortun bir o yanına bir bu yanına koşturup puanları neticelendirerek Fransız finalinin galibi oldu. Tsonga'nın geçtiğimiz sezonu Paris Masters ve sezon sonu turnuvasında oynadığı finallerle kapatıp yeni sezonu Doha'da şampiyonlukla açması, bana Davydenko'nun 2009 sonu ve 2010 başındaki form grafiğini hatırlattı.


 Benim takip edemediğim diğer turnuvalarda ise Kvitova ve Berdychli Çek takımı, Milos Raonic ve Jie Zheng mutlu sona ulaşan taraf oldular. İlk hafta turnuvalarının tamamlanmasının ardından gözler yavaş yavaş sezonun ilk grand slam turnuvası olan Avustralya Açık'a çevrildi. Şu anki form durumlarına göre Novak Djokovic ve Petra Kvitova, şahsi kanaatimce rakiplerinden bir adım önde görünüyorlar.

Yunus Dilber
Spor7.com

Hiç yorum yok: