2 Nisan 2012

Kupa Masha'yı Sevmedi

   

 Avustralya Açık finalinde Victoria Azarenka karşısında aldığı ağır yenilginin ardından aynı isme Indian Wells finalinde de yokları oynayarak boyun eğen Maria Sharapova, Miami'deki prestijli turnuvaya iyi başlayamamıştı. Henüz ikinci turda Shahar Peer karşısında üç setlik bir maç oynayan Rus yıldız, arka arkaya üst düzey turnuvalar oynamanın getirdiği birtakım sıkıntılar neticesinde erkenden elenecekmiş gibi görünüyordu; fakat turnuvanın seyri dünya 2 numarası açısından dördüncü turda oynadığı Ekaterina Makarova maçının kazanılmasının ardından değişiverdi.

 Vatandaşı önünde 11 çift hatayla oynamasına rağmen iki set sonunda galibiyete uzanan Sharapova, maç oynadıkça açıldığı turnuvanın çeyrek finalinde son dört karşılaşmalarında set dahi alamadığı Na Li ile eşleşmişti. Geçtiğimiz yıl kazandığı Roland Garros'un ardından bir türlü dikiş tutturamayan Çinli raket karşısında şeytanın bacağını kırmayı başaran Sharapova, korttan 6-3 ve 6-0'lık setler sonucunda farklı bir galibiyetle ayrıldı ve erken eleneceği düşünülen turnuvada bir anda her şeyi tersine çevirdi.


 Dünya 1 numarası Victoria Azarenka'nın da yenilmezlik serisinin son bulması Rus fenomeni şampiyonluğun en önemli adayı konumuna getirmişti. Finalden evvel önünde geçmesi gereken eski bir klasman lideri vardı: Caroline Wozniacki. Çeyrek finalde Serena Williams karşısında kariyerinde ilk kez galip gelen Danimarkalı, üstündeki ölü toprağını atmış bir hâlde çıktı Sharapova'nın karşısına. İki güzel raketi karşı karşıya getiren yarı final maçı, skor 4-1, 40-30'a geldiğinde tek taraflı bir mücadeleye dönüşmüş gibiydi. Fakat ne olduysa ondan sonra oldu. Skoru 5-1'e taşıyamayan Masha, bu da yetmezmiş gibi üst üste beş oyun kaybetti ve maç içindeki ani ve uzun süreli düşüşlerinden birini yaşayarak avuçlarının içindeki ilk setin rakibinin hanesine yazılmasına mani olamadı.


 Böylesine trajik bir set kaybına rağmen Sharapova, ikinci sette toparlanmayı başardı. İlk servislerini %92 gibi olağanüstü bir oranla oyuna sokma başarısı gösteren Rus yıldız, erken yakaladığı servis kırma avantajlarıyla 6-2'lik skoru yakaladı ve mücadeleyi final setine uzattı. Final setinde de agresif ve baskılı oyununu sürdürmeye devam eden Rus tenisçi, maç için servis attığı ikinci oyunda hata yapmadı ve iki sette kazanabileceği bir mücadeleden final seti sonucunda galip ayrılarak adını finale yazdırdı. Rakibinin defansa dayalı oyun tarzının üstesinden sürekli ve etkili hücumlarıyla gelmeyi başaran Masha, üç set boyunca tam 50 puan vuruşu kaydetti.


 Bu turnuvada daha önce oynadığı üç finali de kaybeden Rus fenomenin bu yılki finalde daha önce oynadığı sekiz maçta yalnızca bir kez yenildiği Agnieszka Radwanska'yı devirerek şampiyonluğa merhaba diyeceği öngörülüyordu; ancak evdeki hesap yine çarşıya uymadı. Geçtiğimiz yılın sonlarıyla birlikte çıkışa geçen Polonyalı tenisçiyle Sharapova'yı karşı karşıya getirecek maç, oyun stili açısından zıt karakterli iki oyuncunun buluşmasıydı aynı zamanda. Bunun üstüne iki tenisçinin de maçın başından itibaren servislerini domine etmeleri eklenince kırılacak bir servisin altın değerinde bir avantaja tekabül edeceği bir final izledik. Zaten maçın galibini belirleyen nokta da bu oldu.


 İlk sette iki servis kırma şansından faydalanamayan Sharapova, sette kalmak için servis attığı ikinci oyunda anlık bir dağılma yaşadı ve üst üste üç basit hata yaparak skorun 0-40'a gelmesine engel olamadı. Rus tenisçi, ilk iki set puanını çevirse de Aga, ayağına kadar gelen bu fırsatı tepmedi ve üçüncü denemesinde sonuca gidip açılış setini hanesine yazdırdı. İkinci set ise senaryo olarak ilk setin kopyası gibiydi. Skor 3-3, 30-40 iken çok ciddi bir fırsat yakalayan Sharapova, forehand kanadıyla hücum etmesi gereken topa backhand ile vurunca rakibini puana dahil etti ve daha sonra da servis kırmaya yaklaştığı oyunu kaybetti. Maçta kalmak için servis kullandığı oyunda ilk settekine benzer bir dağılma yaşayan Masha, bu yılki üçüncü finalinden de boynu bükük ayrıldı. Şampiyon olan Agnieszka Radwanska ise kariyerinin bu zamana kadarki en büyük başarılarından birini elde etti.


 Uzun bir aradan sonra ilk defa geçtiğimiz yıl istikrarlı bir sezon geçiren Sharapova, geride kalan üç aylık süreç içerisinde de ciddi bir form yakaladı; lakin Rus tenisçi, olimpik bir yıl olan 2012'de başarıya ulaşmak istiyorsa şimdiye kadarkilerden daha farklı birtakım engellerle mücadele etmek zorunda. Öte yandan benim turnuva boyunca hiç göz atamadığım erkekler kanadında ise şampiyonluğa Novak Djokovic ulaştı. Güzide kanalımız NTV Spor, verdiği sözü tutup anlamsız bir futbol programı yerine final mücadelesini canlı yayınlamayı tercih etseydi benim de konuşacak bir sözüm olurdu elbet; ama sağ olsunlar müthiş(!) bir spor yayıncılığı örneği gösterdiler.


 Bize ayrılan satırların bu haftalık da sonuna geldik efendim. Bol tenisli günler diliyorum. Hoşça kalın.

 Yunus Dilber
 Spor7.com                                                                 

Hiç yorum yok: