21 Mayıs 2012

Yağmurla Gelen Sharapova



 Bazen bir fotoğraf ya da birkaç istatistiki veri, bir maçı öyle güzel özetler ki üzerine söylenecek başka hiçbir söz bırakmaz. İşte İtalya Açık'ta Maria Sharapova ile Na Li'yi karşı karşıya getiren final mücadelesinin sonunda iki oyuncunun file önünde çekilen fotoğrafı, buna örnek oluşturacak cinstendi.

 Sharapova'nın 4-6 / 6-4 / 7-6(5)'lık setlerle kazandığı Roma finali, kadınlar tenisinde son dönemlerde oynanmış en heyecanlı ve en çekişmeli finallerden birisiydi hiç kuşkusuz. Maçın son ana kadar iki tarafa da gidip geldiği, kortta inanılmaz olayların yaşandığı ve oynanan tenisin de gerçekten kaliteli olduğu hikayesi bol olan müthiş bir final maçı izletti ikinci oyuncu da bizlere. Ben, böyle bir maça son olarak geçtiğimiz yılki Wimbledon'da Venus Williams ile Kimiko Date Krumm arasındaki ikinci tur mücadelesinde şahit olmuştum; fakat pazar günkü finalin de beni en az o maçtaki kadar tenise doyurduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

 Müthiş maçın hikayesini Tenishaber.com'da detaylı bir şekilde anlatmıştık; ama yine de bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var. Yakın geçen açılış setini son oyunda servis kırdırarak kaybeden Sharapova, yine anlık konsantrasyon kayıplarından birini yaşadı ve ikinci sette kendisini bir anda 0-4 geride buldu. Fakat ne olduysa maçın epikleşmesine milat olan bu andan sonra oldu. Hiç kimsenin beklemediği şekilde olağanüstü bir geri dönüşe imza atan Sharapova, sekiz oyunluk bir seri yakalayıp hem mücadeleyi final setine uzattı hem de son sette avantajı yakalayan taraf oldu.


 Rüzgarı arkasına alan Rus yıldız, skoru 4-1 ve 40-15'e getirdiğinde maç bitmiş gibiydi; fakat bu sefer de Çinli raketten bir geri dönüş geldi. Üst üste hatalar yapmaya başlayan rakibi karşısında skoru dengeleyen Li, Masha'nın seti tie-break oyununa uzatmak için servis attığı on ikinci oyunda da bir maç puanı yakaladı; ancak Rus yıldız bu puanı bertaraf etti ve yoğun yağış nedeniyle maça ara verildi. Yaklaşık iki saat süren yağmur arasının ardından mücadele kaldığı yerden devam etti ve tie-break oyununu 7-5 kazanan Sharapova, nefesleri kesen finalden şampiyonlukla çıkan isim oldu.

 Oldukça çetin geçen bir mücadelenin ardından 26. tekler şampiyonluğuna ulaşan Sharapova'nın 6-4 / 4-0 gerideyken yaptığı müthiş geri dönüşü kupayla taçlandırarak profesyonel kariyerinin en unutulmaz zaferlerinden birisini yaşadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Zira bu final, bundan sonra Masha'nın tenis kariyeri söz konusu olduğunda akla ilk gelecek şeylerden biri olacaktır. Bunun da ötesinde, önümüzdeki pazar günü Paris'te başlayacak olan Roland Garros'ta Grand Slam turnuvalarındaki tek eksik parçasını tamamlamak için mücadele edecek olan Rus fenomen, yılın şu ana kadarki bölümü itibarı ile belki de kariyerinin en istikrarlı sezonunu geçiriyor.

 Ve geçelim erkekler kanadına.


 Futbol namına yayınlayacak bir şeyi olmayan Ntv Spor sağ olsun, bu önemli turnuvadaki yarı final ve final maçlarını canlı takip edebilme fırsatı yakaladık. Cumartesi gününün ilk yarı final mücadelesi Rafael Nadal ile vatandaşı David Ferrer arasındaydı. Toprak kortların kralına karşı son olarak Barcelona Açık finalini kaybeden Ferrer, bu yarı finalin ilk oyunlarında da o maçtaki halet-i ruhiyesini hatırlatan bir görüntü çizdi ve üst üste servis kırma puanlarından yararlanamadı. Dördüncü oyunda eline geçen fırsatı bu kez değerlendirmeyi başaran İspanyol tenisçi, yakaladığı avantajı bir sonraki oyunca ucuz bir şekilde iade etti ve karşılıklı kazanılan servis oyunları neticesinde setin galibini tie-break oyunu belirledi.


 Tie-break oyununda ise iki kırılma anı vardı ve ikisinden de başarıyla çıkan taraf her zamanki gibi Rafael Nadal oldu. Skor 3-1 kendi lehineyken uzmanlık alanı olmayan kısa topu çok zorlayıp fileye takan Ferrer, 6-6'da ise Nadal tarafından tam ayaklarının dibine gönderilen topta çok yüksek bir vole aldı ve fileye gelen Rafa, puanı kazanıp hemen akabinde de seti bitirdi. Özetle hem rakibi adına düğümün çözülebileceği bir puanı hem de kendisine ilk setin kapısını aralayan puanı kazanan Nadal, açılış setini hanesine yazdıran taraf oldu. Yakın geçen ilk seti kaybetmenin moral bozukluğunu üstünden atamayan Ferrer, ikinci sette adeta yokları oynadı ve toprak kortların kralı, 7-6(6) / 6-0'la adını finale yazdırdı.


 Novak Djokovic ile Roger Federer'i karşı karşıya getiren mücadeledeye ise İsviçrelinin yaptığı 42 basit hata damgasını vurdu. İlk seti 6-2'yle alan Nole, ikinci seti de bir servis kırmalık avantajla önde götürüyordu. Djokovic'in maçı bitirmek için servis attığı oyunda ilk kez servis kırma şansı yakalayan Federer, bunu değerlendirse de sarf ettiği eforun yalnızca maçı uzatmaya yaradığını söylersek yanlış yapmış olmayız. Nitekim dünya 1 numarası, 6-2 ve 7-6(4)'lık setler sonucunda geçtiğimiz yılki finalin tekrarını müjdeledi.


 Rafa ile Nole'yi yeniden finalde buluşturan maça ise daha iyi başlayan taraf İspanyol raketti. İlk oyunlarda rakibine oranla daha agresif bir görüntü çizen Nadal, bunun mükafatını da servis kırarak aldı; fakat Djokovic'in buna yanıtı gecikmedi. Servis kırıp skoru yeniden eşitleyen Sırp raket, kortta istediklerini yapmaya başlamıştı ve set kendisine daha yakın görünüyordu. Ancak dünya 1 numarası, servis attığı on birinci oyunu 40-15 öndeyken beklenmedik bir şekilde yitirdi ve açılış setini kaybeden taraf oldu.

 Her ne kadar Monte Carlo'daki gibi tek taraflı bir final izlemediysek de Djokovic, konsantrasyon olarak yine eksilerdeydi ve bu durum, oyuna ve doğal olarak da skora yansıdı. Açılış setini inanılmaz hatalar yaparak kaybeden, file önünde çok kötü bir grafik çizen, dışarı gitmekte olan topu smaçla fileye takan Nole için maçı çift hatayla kaybetmek de ideal bir sondu ve öyle de oldu. Sonuç olarak toprağın ağası Nadal, kendisini bu zeminin gelmiş geçmiş en başarılı raketi yapan mental üstünlüğünü mücadelenin başından sonuna kadar korudu ve mutlu sona ulaşan taraf oldu. Kariyerinin 49. tekler zaferini elde eden İspanyol tenisçi, aynı zamanda geçtiğimiz hafta Federer'e kaptırdığı 2 numaralı koltuğu da geri aldı.

 İtalya'daki turnuvada öne çıkanlar işte bu şekildeydi ve artık sezonun ikinci büyük turnuvası olan Fransa Açık'ın başlamasına sayılı günler kaldı. Toprak zeminin en büyük turnuvası olan Roland Garros'ta da yazımlarımızla sizlerle birlikte olacağız. O zamana kadar kendinize çok iyi bakın. Hoşça kalın.
                                             
 Yunus Dilber
 Spor7.com

Hiç yorum yok: