7 Temmuz 2012

Beş Kupalı Wimbledon Kraliçesi


 Final maçı öncesindeki genel hâlet-i ruhiyeye şöyle bir baktığımızda bir tarafta servisleri ve ultra agresif oyunuyla alt edilmesi imkansıza yakın olan bir Serena Williams, diğer tarafta ise ilk kez bir Grand Slam finaline çıkan ve daha hassas vuruşlara sahip olan; lakin sağlık durumu tam olarak yerinde olmayan bir Agnieszka Radwanska vardı. Hâliyle Serena'nın basın toplantısına bile çıkamayacak durumda olan Aga'yı son derece rahat bir maçın ardından farklı bir skorla geçmesini beklemek hayalcilik olmazdı. Nitekim Birleşik Amerikalı yıldızın kazandığı setlerin skorlarına baktığımızda da bu beklentinin boşa çıkmadığını görüyoruz.

 Mücadeleye hızlı giren taraf, ilk beş oyunun tamamını kazanan Serena Williams'tı. Bu, pek sürpriz olarak addedileblecek bir başlangıç değildi; fakat Williams gerek servislerinde gerekse de topun oyunda olduğu bölümlerde önceki turlardaki baskın kimliğinden son derece uzak bir görüntü sergiliyordu. Aga'nın solunum yollarındaki rahatsızlık nedeniyle gerçek kapasitesinin çok altında bir performans göstermesi neticesinde Serena da taktiksel ya da psikolojik nedenlerle maçı rölantide götürmeyi tercih etti.

 Serena'nın yaptığı basit hataların kazandığı güzel puanlardan çok daha fazla alkışlandığı açılış setini Birleşik Amerikalı raket 6-1'le hanesine yazdırdığında daha çekişmeli bir final isteyen Wimbledon seyircisinin tüm desteğine rağmen başa baş bir mücadele çıkarmaya takati olmayan Radwanska'nın çaresizliği her hâlinden belli oluyordu. Kardeş Williams, ikinci sette de vitesi yükseltmeden servis kırma avantajını yakaladı ve 4-2 öne geçti. İşte tam bu noktadan itibaren Polonyalı raket, tecrübeli rakibi karşısında ciddi bir direnç oluşturdu.

 Önce servis kırıp eşitliği yakalayan Radwanska, son altı oyunun beşini kazanarak maçı final setine uzattığında kendisi adına şartların bu kadar olumsuz olduğu bir final müsabakasında üstüne düşen görevi fazlasıyla yerine getirmiş gibiydi. Karar setinde gaza basan Serena Williams, karşılıklı kazanılan servis oyunlarından sonra son beş oyunun tamamını hanesine yazdırarak Wimbledon'daki beşinci toplamda da 14. Grand Slam zaferini elde etti.

 Bu yılki Wimbledon finali bize tenisin konsantrasyon ve odaklanmaya dayalı bir spor olduğunu bir kez daha gösterdi. Victoria Azarenka'yla oynadığı yarı finalde iki sette 24 ace atarak kadınlar tenisinde bir rekora imza atan Serena Williams, tehlikeyi fark ettiği anda silkelenip kendine geldi ve bir sürprize mahal vermeyerek Wimbledon 2012'nin tek kadınlar şampiyonu oldu.
    

Hiç yorum yok: