6 Ağustos 2012

Beş Halkalı Ukde


 Bir ay evvel yedinci kez tahta çıktığı Wimbledon kortlarına dört yıldır tenis oynama nedeni olarak gösterdiği olimpiyat altını için dönen tenisin yaşayan efsanesi Roger Federer, dünkü kaybettiği finalle tarihi bir fırsatı kaçırdı. Dördüncü kez ikincilik tepsisiyle yetindiği bir Grand Slam finalinin ardından iki kat daha fazla hırslanan ve kendi topraklarındaki beş halkalı spor fiestasını önemli bir fırsat olarak bellemeye başlayan Andy Murray, 6-2 / 6-1 ve 6-4'lük setlerle altını boynuna geçirirken sonuna dek hak ettiği bir zafer elde etti İsviçreliye karşı.

 Mücadelenin başından itibaren oldukça konsantre ve istekli görünen İskoç tenisçi, üst üste dört oyun kazanıp açılış setini hanesine yazdırdığında akıllara dört hafta önce kaybettiği mücadele geliyordu. Ancak seri dokuz oyuna çıkınca işin şekli de değişiverdi. Federer'in eline geçen sayısız fırsata rağmen servis kıramadığı ikinci setin üçüncü oyunu İsviçreli için bir nevi sonun başlangıcı oldu. İlk iki seti yalnızca üç oyun kaybederek kazanan dünya dört numarası, servis etkinliğini artırdığı üçüncü seti de tek servis kırma avantajıyla alınca merkez kortu dolduran binlerce kişiyi sevinçten ayağa kaldırdı.

 Özet olarak Ekselanslarının kariyeri açısından önemli bir kilometre taşı olarak nitelediği olimpiyat altını için bu görüşe liyakat eden bir final performansı gösteremediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Karşılaşmanın başladığı andan itibaren oldukça istekli görünen Murray, üstün oyunu ve yüksek motivasyonunun mükafatını alırken Federer kanadında ise Wimbledon 2008'de kaybedilen tarihi finalin ardından aynı kortlarda yitirilmiş ikinci bir şampiyonluk maçının hayal kırıklığı hakimdi.

 ***

 Olimpiyat şampiyonluğu her ne kadar Federer gibi spor elçileri için son derece önem arz eden bir unvan olsa da bu unvanın kariyer kıstası açısından sahip olduğu paye, 1924'ten 1988'e kadar olimpik bir spor olarak görülmeyen tenisin oyunlardaki değerinden öte bir şey değil. Velhasıl, beş halkalı kürsünün zirvesine çıkamayan İsviçreli efsane büyüklüğünden bir nebze olsun bir şey kaybetmezken sadece 17 katlı devasa pastasının üzerine o pastayı süsleyecek çileği konduramadı.

 Dört yılda bir düzenlenen bir organizasyon için İsviçreli efsanenin şampiyonluk hedefini, 31 yaşına geldiğini de düşündüğümüz zaman, aslında en olmayacak yıla bıraktığını söyleyebiliriz; fakat kırdığı yüzlerce rekor ve elde ettiği sayısız başarının yanında bunlar pek bir kifayetsiz.

Hiç yorum yok: