13 Kasım 2012

Finalin Mutlak Galibi: Tenis


 Atp Dünya Turu Finallerinin şampiyonluk müsabakası, turnuva tarihinde dördüncü defa dünya klasmanının ilk iki sırasındaki oyuncuları karşı karşıya getirdi. Grand Slam ve Masters Serisi turnuvaları baz alındığında sezonun en başarılı ismi olan Novak Djokovic ile 30'lu yaşlarda yeniden Wimbledon'ı kazanarak zirve sefası süren ve efsaneliğini pekiştiren Roger Federer'in düellosu, oynanan tenisin kalitesi dikkate alındığında izleyenleri bir hayli tatmin etti. Büyük bir mücadeleye sahne olan ve zaman zaman olağanüstü puanların oynandığı mücadeleden gülerek ayrılan taraf, 7-6(6) ve 7-5'lik setler sonucunda Sırp raket oldu. Nole, maçtan sonraki demecinde de belirttiği gibi müthiş başladığı sezonu aynı şekilde bitirme muvaffakiyetine erişti.

 Maça hızlı başlayan taraf Ekselansları oldu. İlk dokuz puandan tulum çıkaran Federer karşısında Djokovic ilk puanını rakibinin basit hatasıyla alabildi. Sandalye molasına 3-0'la girildiğinde akıllara bu yıl yine bu ikili arasında oynanan Cincinnati Masters finali geldi. Ne var ki, kendisi adına rüya gibi geçen 2011 yılından evvel bu tip durumlarda kolayca dağılabilen bir tenisçi hüviyetindeki Djokovic, hızlı bir şekilde toparlanarak skoru 3-3'te eşitledi. Dokuzuncu oyunda rakibinin servisini kıran Djoko, akabinde kendi servisinde set puanı yakaladıysa da Fedex sette kalmayı başardı ve açılış setinin kaderini tie-break oyunu tayin etti. İlk setin karar oyununda skor 6-5'ken olağanüstü bir puana imza atan Federer'in çabası seti kurtarmaya yetmedi ve bu puan, Nole'nin 8-6'lık tie-break zaferi neticesinde bir nevi çöpe gitti. Setle ilgili atlanmaması gereken bir başka detay da İsviçrelinin toplam puanlarda 52-48 önde olmasıydı.

 Mücadelenin ikinci setine servis kırarak başlayan İsviçreli raket, avantajını 10. oyuna dek korudu ve maçı final setine uzatabilmek için servis atma şansı yakaladı. Skor 40-15'e geldiğinde ise tarih bir defa daha tekerrür etti ve Nole iki set puanını bertaraf edip üst üste kazandığı dört puanla sette kaldı. 2010 ve 2011 yıllarındaki Amerika Açık yarı finallerinde yine 40-15 gerideyken maç puanları çevirerek finale yürüyen Sırp tenisçi, benzer bir senaryoyu burada da yaşattı ve son dört oyunun tamamını kazanarak şampiyonluk ipini göğüslemeyi başardı. Zihinsel olarak ne kadar güçlü bir raket hâline geldiğini aynı rakibe karşı bir kez daha gözler önüne seren dünya 1 numarası, bu sonuçla ikinci kez sezon sonu turnuvasını kazandı ve unvan korumak için gideceği Avustralya Açık öncesinde zirvedeki yerini biraz daha sağlamlaştırmış oldu.

 Finalden muzaffer ayrılan taraf her ne kadar Novak olduysa da tenisin yaşayan efsanesi Roger Federer de mükemmele yakın bir tenis oynadı. Djokovic'e maçı getiren noktaysa hem zihinsel hem de fiziksel olarak son derece güçlü olmasıydı. Ekselansları belki de tuhaf bir şekilde kaybetti; fakat mücadele o kadar yakın geçti ki galibi belirleyen ufak detaylar oldu. Netice itibarı ile her şeyden önce kazanan tenis ve tenisseverlerdi. Sezonun son turnuvası olmasına karşın korttaki tenis kalitesi bir hayli yüksekti ve iki oyuncu da ellerinden gelenin en iyisini yaparak muhteşem bir temaşa zevki sundu. Sonunda kazanan Nole oldu; fakat tersi bir durum da pekâlâ gerçekleşebilirdi.

Hiç yorum yok: