8 Ocak 2013

Avustralya Açık 2007


  Hiç kuşku yok ki Ekselansları Roger Federer, 2004-2007 yılları arasında erkekler tenisini tam anlamıyla tahakkümü altına almıştı. Tenis kariyerinin en formda dönemlerini geçiren İsviçrelinin sembolik başarılarına bir yeni halka da 2007’de Melbourne Park’ta eklenmişti. Tenisin yaşayan efsanesi, o yıl Avustralya Açık’ı kazandığında oynadığı yedi maçın hiçbirinde tek set dahi kaybetmemişti ve bu, Bjorn Borg’un 1980’deki Roland Garros zaferinden bu yana görülmemiş bir şeydi.

 Finalde Şilili Fernando Gonzalez’i devirerek tekler kariyerinin 10. Grand Slam kupasına ulaşan Federer’in yarı finalde Andy Roddick’e karşı oynadığı mücadele ise tenis hayatındaki sayısız başyapıttan yalnızca biriydi. Maçtan 6-4 / 6-0 ve 6-2’lik setlerle yalnızca 82 dakika sonunda galip ayrılan Fedex, hiç de kötü oynadığını söyleyemeyeceğimiz rakibi önünde ortaya koyduğu bu muhteşem performansla başka bir dünyadan olduğunu kim bilir kaçıncı kez gözler önüne seriyordu. 

 Erkeklerde Federer’in ortalığı yıkıp geçtiği sezonun ilk büyük turnuvasının kadınlar kanadındaki en büyük favorisi ise 1 numaralı seri başı konumundaki Maria Sharapova’ydı. Ne var ki Rus yıldız, henüz ilk turda Fransız Camille Pin karşısında ecel terleri dökecekti. Elenmekle yüz yüze geldiği mücadeleden 9-7’lik final seti sonucunda galibiyetle ayrılan Sharapova için finale kadarki yolun kalan kısmı ise sanılanın aksine hiç de zor olmayacaktı. İlk turdaki kabustan güçlükle de olsa uyanmayı başaran Maria, yarı finalde Kim Clijsters’ı set vermeden elediğinde ne kadar formda olduğunu kanıtlamıştı.

 Tenisin güzel yıldızı finale doğru yürürken ana tablonun alt tarafında ise 21. yüzyılın en büyük tenis hikayelerinden bir tanesi kaleme alınıyordu. Bir önceki yıl dizindeki kronik sakatlıktan ötürü uzun süre kortlardan uzak kalan ve dünya sıralamasında bir ara ilk 100’ün bile dışına çıkan Serena Williams, klasmanda 81. sırada bulunması hasebiyle seri başı olarak yer almadığı turnuvada rakiplerini birer birer eliyor ve şampiyonluk maçındaki yerini ayırtıyordu. 

 Birleşik Amerikalı yıldız, final mücadelesinde ise kendisini favori olarak göstermeyenleri feci bir şekilde ters köşeye yatırıyor ve 6-1 / 6-2’lik setlerle göz açıp kapayıncaya kadar biten bir maçta Masha’yı kelimenin tam anlamıyla korttan siliyordu. İki yıllık büyük kupa hasretini bundan önceki son Grand Slam’ini kazandığı Melbourne’de dindiren Serena, böylece 1976’dan bu yana bu turnuvayı kazanan en düşük sıralama derecesine sahip tenisçi olarak da tarihteki yerini alıyordu.

 Avustralya Açık’ın 2007 ayağı, aynı zamanda şahin gözü teknolojisinin Melbourne Park’ta kullanıldığı ilk turnuvaydı. Aşırı sıcaklar nedeniyle maç programının sekteye uğradığı turnuvada Federer-Gonzalez finalini yöneten Fransız Sandra de Jenken de tek erkekler Grand Slam finali yöneten ilk kadın hakem olarak kayıtlara geçiyordu.

Hiç yorum yok: