22 Kasım 2014

Aya Da Gidelim Osman !

 Mehmet Tezkan'ın Milliyet'teki köşesinden aldık haberi. Seneye ilki düzenlenecek olan İstanbul Açık'a Federer'i getirebilmek için hummalı bir çalışma yürütüyormuş yetkililerimiz. Gerçi buna çalışma değil de daha çok pazarlık dememiz lazım. Zira yine aynı yazıdan öğrendiğimize göre İsviçre çikolatası, ayakbastı parası olarak tam 2 milyon dolar istemiş ülkemizden.

 Roger, İstanbul'a gelebilmek için talep ettiği ücreti bugün ancak bir Grand Slam zaferi elde ederse banka hesabında görebiliyor. Hâl böyleyken sorulur tabii: Bu değirmenin suyu nereden geliyor ? Eğer Türkiye gerçekten Federer'e 2 milyon doları verebilecek imkana sahipse önce burnunun dibindeki tenisçi adaylarının içler acısı hâliyle ilgileniversin bir zahmet.

 Daha geçen gün Mehmet Sevinç Ntv Spor'un internet sitesinde yazdı. Bu ülkede tenise başlayan çocukların yarısından fazlası bu sporda hiçbir gelecek göremedikleri ve maddi olarak hiçbir şekilde desteklenmedikleri için tenisi bırakıp okula yöneliyor. Marsel, Çağla ve İpek Soylu gibi tırnaklarıyla kazıyarak bir yerlere gelmeyi başaranların da nelerle karşılaştıklarını az çok hepimiz tahmin ediyoruz.

 "Ne güzel Federer geliyor işte ayol. Bundan büyük hizmet mi olur Türk tenisine ?" diyenlere de şunu söylemek lazım: O işler öyle büyük kortlar inşa ederek, para basıp isim yapmış oyuncuları getirerek olmuyor. Böyle saçma sapan bir mantık dünyanın hiçbir yerinde yok. Mesele bu olsaydı bizimkilerin gelecek sene için yapmak istediğini yıllardır hem de yanında Nadal'ı da getirerek yapan Birleşik Arap Emirliklerinin bugün en azından 1 tane tenisçisi olurdu.

 Ülkedeki malum kafa artık tenise de fazlasıyla sirayet etmeye başladı son dönemlerde. Biz bu kafayla tenisi popülerleştirelim derken bir süre sonra tenis kortlarını da futbol sahalarına çevirir miyiz, o da başka bir yazının konusu olsun.

Hiç yorum yok: