25 Nisan 2015

Roland Garros İçin Henüz Erken

 Geçen yılın Roland Garros şampiyonları bu yıl toprak kort sezonuna hiç de istedikleri gibi başlayamadılar. Hem Nadal hem de Sharapova bu hafta içinde katıldıkları turnuvalara erken veda ettiler ama ikisinden hangisinin durumunun daha ciddi olduğunu sorarsanız buna verilecek cevap elbette Nadal'dır. Zira İspanyol raket sezon başından bu yana sergilemiş olduğu grafikle hayranlarını iyice umutsuzluğa gark eylemiş görünüyor. Öyle ki daha şimdiden Rafa'nın bu yıl Roland Garros'u kazanamayacağını söyleyenlerin sayısı hiç de az değil.

 Rafa'yı Barcelona Açık'ta yıkan isim Rio'da da boyun eğdiği Fabio Fognini oldu. Tabii toprak zeminde kısa bir süre içinde aynı oyuncuya iki defa yenilmek, üstelik bu oyuncunun da çoğu zaman ciddiyetten uzak bir şekilde tenis oynamasıyla bilinen Fognini olması Nadal'ın oyun seviyesindeki düşüşü gayet net bir şekilde gözler önüne seriyor. Ancak yine de Fransa Açık hakkında konuşmak için henüz erken. Nitekim geçtiğimiz yıl da Monte Carlo ve Barcelona'dan erken elenmesine rağmen Paris'te ipi göğüslemeyi bilmişti toprağın ağası. Buna bir de Roland Garros'ta maçların 5 set üzerinden oynandığı hatırlatmasını da eklemek lazım.

 Geçelim Maria'ya. O da üç senedir şampiyonluğu ve şampiyonluk ödülü olan Porsche marka otomobili kimselere kaptırmadığı Stuttgart'ta raket salladı bu hafta ve ilk maçında turnuvaya havlu attı. Yine de Masha'nın falı Nadal'ınki kadar karanlık değil çünkü bu yenilgisi için başta çektiği kura olmak üzere hafifletici sebepler mevcut. Amerika'daki sert kort sezonunu çok kötü geçirmiş ve turnuva öncesinde de sakatlığını gerekçe göstererek FED Kupası'ndan affını istemiş Sharapova için toprak kort sezonundaki ilk maçı Angelique Kerber gibi üst seviye bir rakiple oynamak büyük bir şanssızlık. İşin tuhaf kısmı, geçtiğimiz yıllarda da buradaki ilk maçlarını hep zorlu rakiplerle oynamıştı Rus raket. Stosur ve Safarova'yı maç puanları çevirerek eleyebilmişti ama bu sene o kadar şanslı değildi.

 Kort içindeki en önemli gelişmeler Fransa Açık'ın son şampiyonlarının hafta içinde aldıkları kötü sonuçlar olurken kort dışındaki gelişmelerden en çok konuşulanının altında Kanadalı Eugénie Bouchard'ın imzası vardı. Şahsen tenisini hiç beğenmediğim ve insanların kendisinde ne bulduğuna da pek akıl sır erdiremediğim genç tenisçi, FED Kupası maçlarından önce düzenlenen basın toplantısında başarı dilemek için elini uzatan Dulgheru ile tokalaşmayarak en hafif tabirle büyük bir terbiyesizlik yaptı. E insanın hayranlık duyduğu isim Justin Bieber olunca o kişinin insani kalitesi de ancak bu kadar oluyor herhalde.

 Son bir şey daha... Geçtiğimiz günlerde Galatasaray ve Fenerbahçe kadın voleybol takımları arasındaki maçta yaşanan olaylardan sonra vaktiyle Galatasaray'a tenis şubesi açmak için kolları sıvayan İpek Şenoğlu ne düşünüyor acaba ? Futbolun üç büyüklerinin tenise girmesi gerektiği ve tenisin bu ülkede ancak böyle gelişebileceği fikri bu ülkedeki sıradan bir yöneticiden gelse garipsemezdik de bir milli tenisçiden gelince insanın gerçekten nutku tutuluyor, ne diyeceğimizi bilemiyoruz.

 Nokta.

Hiç yorum yok: