27 Haziran 2015

Tenisimiz Gelişiyor (!)

 Dünyada tenisi kendi kendine gelişen tek ülke bizimkisidir herhalde. Yıllardır ne devlet tarafından uygulanabilen doğru dürüst bir spor politikası var ne de tenis federasyonuna seçilenlerin kayda değer bir icraatı ama tenisimiz nasıl oluyorsa bir şekilde gelişiyor (!). Hal böyle olunca sormak icap ediyor tabii. Acaba bu arkadaşlar gelişme deyince neyi anlıyor ? Sanırım anladıkları şeyler arasındaki en önemli hususlardan bir tanesi de birilerinin ceplerinin dolması. Yoksa şu İstanbul Cup bilet fiyatlarının başka bir izahı olamaz.

 Tenisle haşır neşir olduğumdan beri İstanbul'daki ATP ve WTA organizasyonlarını fırsat buldukça yerinden izlemeye çalışıyorum ama hayatımda ilk kez yurt içinde düzenlenen bir turnuvada biletlerin gündüz ve akşam seansı için ayrı tarifelendirildiğini görüyorum. Grand Slam turnuvalarında görmeye alışık olduğumuz bu tabloyla tek bir bilet alarak o günkü tüm maçları izlemeniz mümkün olmuyor. Üstelik tribünler kategorilere ayrılıp ayrı bir şekilde de fiyatlandırılmamış. Nereden izlerseniz izleyin aynı parayı veriyorsunuz.

 İki ay evvel yine aynı lokasyonda düzenlenen erkekler turnuvasında Federer'in tüm maçlarını 290 TL'ye izlemeniz mümkünken kadınlar turnuvası için haftalık kombine fiyatı 500 TL'ye çıkarılmış. Peki gelen oyuncular kim ? Kariyerinin son demlerini yaşayan Venus Williams, eski 1 numaralardan Jelena Jankovic ve birkaç kalburüstü raket daha. Yani sırf bu isimleri izlemek için dağ başını andıran bir yere saatler süren bir yolculuğun ardından gitmek ve bu da yetmezmiş gibi söz konusu paraları bayılmak zorundasınız.

 Ne diyelim, kazancı bol olsun turnuva organizatörlerinin. Benim zaten bu turnuvaya gitme gibi bir niyetim yoktu ama bundan böyle insanlar tenis için zengin sporu yaftasını yapıştırdığında hiç darılıp gücenmezsiniz umarım. Oynamak şöyle dursun, izleme haklarını bile ellerinden almaya başladınız çünkü.

Hiç yorum yok: