10 Mart 2016

Aşk Hiç Bitmez

  
 Hayatımın en zor yazısı bu. Odamda, telefonumda, bilgisayarımda fotoğraflarını taşıdığım, küçük yaşlardan beri "kadın kahramanım" olarak belirlediğim bir insanın ağlamaklı haliyle yaptığı açıklamaların bende yarattığı yıkımı kelimelere dökmem imkansız.

 Burada meldonyumun ne olduğundan, kimyasal özelliklerinden, performansı arttırmasından ya da azaltmasından falan bahsetmeyeceğim. Aynı şekilde Sharapova'nın ne kadar ceza alması gerektiği de bu yazının konusu değil. Ben ne tıpçıyım ne de hukukçu. Kaldı ki bunlar benim için zurnanın son deliği. Meraklısı varsa internet zaten bu bilgileri veren haberlerle dolu.

 Yıkıntımın sebebi asla hayal kırıklığına uğramam falan değil. Onun kasten böyle bir şey yapacağına gözümle görsem inanmam ki onu da zaten bu yüzden çok seviyorum ve sevmeye de devam edeceğim. Beni yaralayan şey, gönül verdiğim bir sporcunun böylesine çirkin bir konunun öznesi olması sadece, başka bir şey değil.

 Kimin neye inandığı da inanın umrumda değil. Kimseye kendi düşüncelerimi empoze edecek halim yok. Olayın tamamı ile bir insani hata olduğu ortada. Gören görür, görmeyene ya da görmek istemeyene de benim yapabileceğim bir şey yok. Onun dışında bu olayda da olduğu gibi senelerdir yaptıkları asparagas haberlerden utanıp sıkılmayan zavallıların ne düşündükleri zaten önemli değil.

 Ha bundan sonrası ne mi olur ? O, sizin ya da benim hayallerimize sığmayacak kadar güçlü bir insan. Kendisinin de dediği gibi eğer yeniden oynama şansını yakalarsa muhakkak güçlü bir şekilde dönecektir. Nasıl mı ? Maç başına 20 çift hata, 60 basit hata yaptığı zifiri karanlık günlerden nasıl Roland Garros'ta çifte şampiyonluğa ulaşarak aydınlığa çıktıysa bu sefer de öyle dönecektir. Yok dönemezse de canı sağ olsun. Kariyer Slam'i tamamladığı gün beni dünyanın en mutlu kişisi yapan insanın bugüne kadar yaşattığı mutluluklar da bana fazlasıyla yeter.

Hiç yorum yok: