17 Ocak 2017

Fernando "Fiyasko"


 Üç sette biten bir maça 56 basit hata nasıl sığdırılabilir? Eğer sözünü ettiğiniz kişi Fernando Verdasco'ysa bu, hiç şaşırılacak bir şey değil. İspanyol raketin oyunundaki "kopukluk" öyle bir seviyede ki bunun tanımını ancak tenis yorumlayan bir Ömer Üründül yapabilir. Üstadın meşhur deyimindeki gibi bloklar arası değil belki ama puanlar arası ciddi bir kopukluk söz konusu Fever'in tenisinde.

 Doha'da üst üste beş maç puanı harcayıp kaybettiği yarı finalin üstünden henüz iki hafta bile geçmemişti ki bu sefer de Avustralya Açık'ta çıktı Novak Djokovic'in karşısına Verdasco. Novak açısından zorlu bir ilk tur eşleşmesiydi ve genel kanı da biraz zorlanacağı yönündeydi. Ancak beklentiler yalnızca Verdasco'nun kariyer özeti geçtiği ikinci sette karşılanabildi.

 Set içinde eline geçirdiği iki servis kırma avantajını da anında iade eden Fever, dalgalı performansını set sonunda da sürdürdü. Üst üste yedi puan kaybederek tie-break'te 3-0 geriye düşen İspanyol, sonrasında dört puanlık bir seri yakalasa da akabindeki dört puanda yine hayalete dönüştü ve böylece kendi fişini de çekmiş oldu.


 Aynı oyun içinde bile geceyle gündüz kadar farklı oynamayı başarabilen Verdasco'nun turun elit raketlerine karşı berbat bir karneye sahip olmasının temelinde de bu büyük zaafı yatıyor. Zira Djokovic gibi performansını maç geneline yayabilen yani devamlılığı olan üst seviye oyuncular böylesi dalgalanmaları bugün de görüldüğü üzere affetmiyor

Hiç yorum yok: