10 Ağustos 2017

Maria'yla Basınımızın Rezillik Tarihi


 http://www.tenisaktuel.com/mariayla-basinimizin-rezillik-tarihi/

 Büyük sporcu yetiştirmek zordur, uzun zaman alır. Yıllardır iki ismin etrafında dönen kadın tenisinin üçüncü bir oyuncuya hâlâ kavuşamamasının altında yatan temel neden de budur. Yıldızlığın bir üst mertebesinde ise ünü sporun da dışına taşan ikonik karakterler yer alır. Yetişmesi için onlarca yıl beklemek gereken böylesi sporculardan biri de hiç kuşkusuz Maria Sharapova'dır.

 Tenis ve daha da genellersek spor dünyasında böylesine müstesna bir yeri olan Rus tenisçi, hiç kuşku yok ki tenise yatırım yapan bir kurum için yapılabilecek en doğru seçim. Değil tenis oynamak, konser vermeye bile gelse binlerce seyirciyi tribüne çekecek bir marka Sharapova. Dolayısıyla kendisine ödenen paranın karşılığını fazlasıyla verecektir.

 Masha'nın  Türkiye'ye gelecek olması iyi güzel de Rus yıldızın adı ülkemizle yan yana geldiğinde maalesef pek hoş şeyler çağrıştırmıyor. Bunun da yegane sebebi, ahlaksızlık konusunda master yapmış Türk basınından başkası değil.

 2011'de WTA Championships için yolu ülkemize düştüğünde İstanbul'a sakatlığına rağmen gelmişti Sharapova. Grupta ilk iki maçını kaybettikten sonra turnuvadan çekilme kararı alınca ellerini ovuşturan Türk medyası, eşine ancak İngiltere'nin rezil tabloid gazetelerinde rastlanabilecek türden deli saçması bir haber patlattı. Yetmedi, bir de bunu dönemin spor bakanına soru olarak yöneltti. Haşmetmeapları ise tepkisini Rus rakete çemkirerek verdi.

 Sharapova özelinde ülke gazeteciliği açısından bir diğer utanç vesikası ise Türk-Rus ilişkilerinin gerildiği döneme tekabül etti. O vakitler milliyetçiliğin altını nasıl harlasak diye düşünen birkaç işgüzar, bu sefer de Google Translate ve Photoshop yordamıyla Sharapova'ya Türkiye'yi kötületti. Fakat gözden kaçırdıkları bir nokta vardı: Rus tenisçi, sosyal medya paylaşımlarını İngilizce yapıyordu.

 Birkaç ay evvel sosyal medya aracılığıyla yayılan ve bugün hâlâ dolaşımda olan o iğrenç safsatadan ise hiç bahsetmiyorum zira midem kaldırmıyor. Son tahlilde eli kalem tutan üç beş şaklabanın ne yazdığının elbette bir önemi yok ancak yine de sinirlerimiz zıplamasın. Sharapova gelsin, oynasın ve kendisini Türk medyasının gazabından korusun.

Hiç yorum yok: