Zeynep Sönmez'in turnuva tercihleri, kendisinin Abu Dabi, Doha ve Dubai'de aldığı ilk tur yenilgilerinin ardından bir kez daha tartışmaya açıldı. Bir kısım tenissever ve basın mensubu, milli tenisçinin 1000 puanlık turnuvalar yerine daha alt seviyelerde yarışması gerektiğini savundu. Ne var ki bu tavsiye, tenisin gerçekleriyle bağdaşmıyor.
Evvela şunu belirtmek gerekir ki tenisçiler, katılacakları turnuvaları alelade bir şekilde değil, kendi ekipleriyle yaptıkları sezon planlamasına göre seçerler. Bu seçim sırasında turnuvaların seviyelerinden coğrafi konumlarına kadar pek çok kriter göz önünde bulundurulur. Dolayısıyla Zeynep'in turnuva takvimi hakkında hakkaniyetli bir yorum yapabilmek için söz konusu detaylara vakıf olmak gerekir.
Öte yandan teniste turnuvaların seviyeleriyle dağıttıkları para ödülleri doğru orantılıdır. Hâl böyleyken Zeynep'in önceliğini yüksek profilli turnuvalara vermesinin yadırganacak bir tarafı yok. Çünkü kendisi, her şeyden önce bir profesyonel ve dünya sıralamasındaki yeri itibarı ile maddi kaygıyı en çok hisseden tenisçiler arasında.
Milli tenisçimize puan değeri 500 veya daha az olan turnuvalarda oynamasını salık verenlerin atladıkları bir gerçek daha var. Kadınlar Tenis Birliği WTA, sıralama puanlarını hesaplarken söz konusu turnuvalarla birlikte erkekler turunda karşılığı olmayan iki adet 1000'lik turnuvada elde edilmiş en iyi yedi sonucu dikkate alıyor. Yani yılda 10 tane 500'lük turnuva oynadığınızda bunların en iyi ihtimalle üçünden puan kazanamıyorsunuz.
Zeynep, pek tabii ki eleştiriden muaf bir sporcu değil. Fakat bu topraklarda eleştiri çoğu zaman hadsizlik boyutuna varıyor. İnsanlar, Zeynep için uçuk kaçık hedefler belirliyor, bunlar gerçekleşmeyince de ondan hesap sormaya kalkıyor. Oyuncumuz medyada biraz görünür olsa onu işine odaklanmamakla suçluyor. Hatta bazıları işi iyice abartıp kendisine antrenman tüyoları veriyor. Tüm bu densizlikler Zeynep'i aşağı çekmekten başka bir şeye yaramıyor.







