Boris Becker’in ezeli rakibi Stefan Edberg’e karşı oynadığı maçlarda 25’e 10 gibi ezici bir üstünlüğü söz konusu. Bu istatistiği gören biri, iki efsanenin kariyerleri arasında da benzer bir uçurumun olduğunu düşünebilir. Oysa gerçek hiç de öyle değil.
Evvela hem Becker hem de Edberg’in altı Grand Slam şampiyonluğu var. Toplamda Becker 49, Edberg ise 41 kupa kazanmış. Buna karşılık Edberg, 1 numarada geçirilen hafta sayısında 72’ye 12 önde. Ayrıca Edberg Roland Garros’ta bir kez final oynarken Becker bunu hiç başaramamış. Velhasıl, aralarında oynadıkları maçlarda oluşan asimetrik tabloya rağmen iki tenisçinin kariyerleri birbirine son derece denk.
Tenisçiler arasındaki ikili maç kaydı ya da daha çok bilinen adıyla “head-to-head” Becker-Edberg örneğinden de anlaşılacağı üzere fevkalade yanıltıcı olabiliyor. Bir tenisçinin diğerini daha çok yenmiş olması, onun mutlaka daha başarılı bir kariyere sahip olduğu anlamına gelmiyor.
Kariyeri görece mütevazı olan bir tenisçi, bazen oyun stili sebebiyle büyük bir şampiyonun baş belasına dönüşebiliyor. Bu durumun en güncel örneği, Jelena Ostapenko’nun Iga Swiatek ile şimdiye dek oynadığı altı maçın tamamından galibiyetle ayrılması.
Ostapenko’nun kariyer bakımından fersah fersah gerisinde olduğu Swiatek’i her defasında çaresiz bırakmasının temelinde ultra agresif oyun tarzı yatıyor. Swiatek, istisnasız her topa hücum eden rakibi karşısında puanları kurgulama imkanını kaybediyor ve vuruş ritmini bir türlü yakalayamıyor. Hâl böyle olunca kendi oyununu korta yansıtamıyor ve sürekli yeniliyor.
Öte yandan head-to-head istatistiğinde kurulan bazı üstünlüklerin tamamı ile konjonktürel bir nitelik taşıdığını söylemek gerekir. Örneğin Dustin Brown’ın Rafael Nadal karşısındaki 2-0'lık maç kaydı, rakibini kendisi adına en uygun koşullarda yakalamış olmasının yarattığı bir sonuç. Nitekim bu maçlar oynanırken hem Nadal formda değildi hem de zemin çimdi. Kaldı ki Brown, Nadal’la daha sık eşleşebilseydi ortaya çıkacak tablo çok farklı olurdu.
Sonuç olarak head-to-head de her istatistik gibi sınırlı bir gerçeklik sunar. İki tenisçi kıyaslanırken esas alınması gereken kriter, aralarındaki maç kaydı değil, bir bütün olarak kariyerleri olmalıdır.









