Tenisin kurallarını istediği gibi değiştirebileceğini zanneden bir güruh türedi son dönemde. Madrid Masters kortlarını maviye boyayan Ion Tiriac'ın başını çektiği bu yenilikçi tayfaya şimdi de WTA CEO'su Steve Simon'un katıldığını görüyoruz. Kahramanımız, AFP'ye verdiği demeçte tek kadınlar maçlarında avantaj puanının kaldırılması gerektiğini ve final setinde süper tie-break oynanabileceğini savunmuş. Böylece maç sürelerinin kısalacağını, bunun da hem televizyonların hem de seyircilerin işine geleceğini söylemiş.

 Simon'un önerileri, içinde yaşadığımız vahşi kapitalizm çağında tuhaf kaçmıyor olsa da korkunç bir tenis cehaletine tekabül ediyor.

 Tenisin geleneksel skor sisteminde maçı kazanmak için rakibinize en az iki farklı üstünlük kurmanız gerekir. Oysa avantaj puanının olmadığı bir tekler maçında berabereden sonraki ilk puanı alan taraf oyunu kazanmış olacaktır. Karar puanı adı verilen bu kural, sürpriz sonuçlara daha fazla imkan tanıyacak ve hiyerarşinin zaten olmadığı kadın tenisini biraz daha sirke çevirecektir. Benzer sonuçlar, final setinde süper tie-break uygulandığında da görülecektir.

 Karar puanı ve süper tie-break'in çiftler maçlarında uygulanıyor oluşu turnuvaları zamanında bitirme mecburiyetinin doğurduğu bir sonuçtur. Bu kuralları salt ticari kaygılarla teklere de taşırsanız tenisin içini boşaltırsınız. Yenilik kisvesi altında tenise kimliğini kaybettirecek olan bu gibi fikirlere sonuna kadar karşı çıkmak gerekiyor.