6 Ocak 2011

Sharapova Nereye?



Daha sezon açılmadan Maria’nın kariyerinde bir ilk gerçekleşti. Evet, ilk kez bu yıl Avustralya Açık öncesinde hazırlık mahiyetinde resmi bir turnuvaya katıldı Maria Sharapova. Bir başka ilkse profesyonel kariyerinin başından beri kullandığı ekipmanlarında tezahür etti. Masha, Prince ile yollarını ayırdığını ve Head kullanmaya başladığını duyurdu. Sessiz sedasız da bir antrenör ekleyiverdi bencine. Eklenen antrenör ise İsveçliydi: Thomas Hogstedt. Hogstedt, Maria’dan önce Na Li ve Haas’ın antrenörlüklerini yapmıştı.
Büyük usta Bill Tilden ‘’Değişim hayatın tadı tuzudur.’’ der. Ama bilhassa teniste yapılan birtakım değişimlerin planlaması yapılmak zorunda. Yoksa rotası belli olmayan gemi gibi fırtınada savrulur gidersiniz. Maria da bu değişiklikleri elbette gerekli gördüğü için yaptı. Ama sıkıntı ve kaygı yaratan soru şu: Bu değişiklikler uzun vadede Maria’yı eski günlerine döndürecek mi? Ve acaba bu değişiklikler çok detaylı yapılmış bir kariyer planlamasının ürünü mü?
Teniste raket değiştirme süreci çok çilelidir. Bunun sebebi ise yeni raketlere adapte olabilme süresinin uzun sürmesinden ileri gelir. Mesela Djokovic de Head kullanmaya başladığı dönemlerde tanınmaz bir haldeydi. Belki bundan, belki de klasik başka sebeplerden bilinmez ama, Sharapova’nın bu turnuvada oynadığı 3 maçtaki hem servis hem de oyun içi istatistikleri olabilecek en kötü düzeyde idi.
Henüz ilk turda 30 yaşında, vasatın altında bir raket olan Brianti karşısında 7 çift hata ile oynayıp ikinci servise düştüğü puanların sadece %36’sını hanesine yazdırabilen bir Sharapova vardı kortta. İkinci turdaki rakip ise ilk turdakinden seviye olarak hiçbir farkı olmayan Voracova idi. Bu maçta da 9 çift hata yapan Sharapova, ikinci servisinde %32 ile oynadı. Dahası ikinci seti 3-5’ten çevirdi ve rakibine tam 12 kez servis kırma şansı verdi. Bugün kaybettiği Macar rakibine karşı ise çift hata yapmamak uğruna ikinci servisini feda eden Maria, bu alanda %25’lik bir oran tutturabildi.
İşte tablo tüm fiyaskolarıyla ortada. Böyle bir komedi, Amerikan 3. nesil gençlik filmlerinde bile olmaz. Ne var ki Sharapova bu ve bunun gibi birçok şeyi kortlara dönüşünden beri yaşıyor. Bu yüzden de yeteneklerine, kariyerine ve başarılarına zerre kadar liyakat etmeyen maçlar çıkarıyor.
Jimmy Connors şöyle der: ‘’İyi oyuncunun iki önemli özelliği vardır: Birincisi topları uzun düşer, ikincisi ise ilk servisiyle ikinci servisi arasında kalite farkı yoktur.’’ İşte zurnanın zırt dediği yer de tam olarak burası. İlk servisiyle ikinci servisi arasında bırak kaliteyi, uçurum olan Sharapova’nın 2 yıldır oynadığı oyunun, turun topa sert vurmaktan başka hiçbir vuruşta kendisini geliştirememiş raketlerininkinden farkı yok.
Sharapova’dan kısa vadede pek bir ümidim yok. Ama bakalım ilerleyen zaman ne gösterecek ?

Hiç yorum yok: