31 Ağustos 2015

Yine Sana Hüsran


 Şu ana kadarki tenis kariyerinde ilginç bir detay var Sharapova'nın. Rus yıldız bugüne dek elde ettiği 5 Grand Slam şampiyonluğunun tamamını sonu çift sayıyla biten yıllarda kazanırken tek sayılı yılları majör turnuva kazanamadan geçirdi. Nitekim o lanet 2015'te de sürdü. Zira Rus tenisçi ilk tur maçına saatler kala Amerika Açık'tan çekildiğini açıklayarak sezonu Slamsiz tamamladı.

 Maria'yı bu yıl Avustralya Açık'tan sonra neredeyse hiç tam randımanlı izleyemedik. Sezona Brisbane şampiyonluğu ve Avustralya Açık finaliyle başlayan Masha, yılın en iyi tenisini de bu turnuvalarda oynadı. Sezonun devamında katıldığı Indian Wells ve Miami turnuvalarından yalnızca 2 galibiyet çıkarabilmesi birtakım şanssızlıklarla da birleşince Rus tenisçinin belki de en iddialı olduğu zemin olan topraktaki performansını da olumsuz yönde etkiledi.

 Üç yıldır şampiyonluğu kimselere bırakmadığı Stuttgart'ta daha ilk turda Angelique Kerber gibi sert bir rakiple eşleşmesi zaten fazla sayıda maç eksiği olan Masha'nın yarasına tuz biber ekti. Toprak sezonunun sonlarına doğru açılan ve Roma Açık'ı kazanan Rus yıldız tam ritmini buldu derken bu sefer de gribe yakalanınca son şampiyon olarak geldiği Roland Garros'ta ancak 4. tura kadar ilerleyebildi.

 Sharapova bu yıl oynadığı birkaç turnuva haricinde istediği ve bizim de kendisinden görmeye alışık olduğumuz oyunu bir türlü korta yansıtamadı. Wimbledon da bunun en net şekliyle ortaya çıktığı turnuva oldu. 2 numaralı seri başı olarak geldiği Londra'da bu kez şansı yaver giden Masha, oldukça pasif bir oyun sergilediği turnuvada çok iyi bir kura çekerek yarı final gördü.

 2015'in kalan kısmında Maria'nın neler yapacağını hep birlikte göreceğiz fakat Rus raketin buradaki asıl hedefi, oynayacağı turnuvalarla eski oyun seviyesini yakalamak ve Olimpiyat Oyunlarının da olduğu 2016'ya hazır girmek olacaktır, olmalıdır.

Hiç yorum yok: