Mart 2018'de yayın hayatına son veren NTV Spor için bir süredir eski çalışanları tarafından ayinler düzenleniyor. Mert Aydın, Onur Erdem ve benzerleri NTV Spor'a öyle bir rahmet okuyor ki kanalın spor yayıncılığında memlekete çağ atlattığını zannediyorsunuz. O hâlde gerçekleri hatırlamalarına yardımcı olmak için bu arkadaşlara bazı sorular yöneltelim.
Ciddi ve ilkeli yayıncılık yaptığını söylediğiniz NTV Spor'un 10 yıllık yayın hayatında şu anki medya organlarından ne farkı vardı? Eski patronunuzun ömrü Rıdvan Dilmen'i doyurmakla geçmedi mi? Sahi o Rıdvan değil miydi kanaldaki programında alenen AKP propagandası yapan ve anayasa referandumu öncesinde evet kampanyası başlatan?
Kanalın müdürü olan şahıs, Gezi Parkı Eylemleri sırasında NTV mikrofonunu yere fırlatarak tarihi bir protestoya imza atan Cenk Akyol'u büyüklerine şikayet etmedi mi? Türk futbolunda yaşanan sayısız kepazeliğe esaslı bir tepki gösterebilen tek bir NTV Spor yorumcusu oldu mu?
Rafael Nadal - Roger Federer maçını en heyecanlı yerinde kesip Bursaspor ile Beşiktaş taraftarları arasındaki kavgayı ekrana taşıyan sizin kanalınız değil miydi? Altında çalıştığınız insanlar, bugün eleştirdiğiniz vasat egemen düzenin değirmenine su taşımaktan başka ne yaptı da şimdi onlara ağıt yakıyorsunuz?
Türkiye'deki düşünce ikliminin nasıl bir çöl olduğunu anlamak için İngiltere'de yaşamaya gerek yok. Hasbelkader iyi bir eğitim almışsanız bunun idrakine anında varıyorsunuz.
Bendeniz, yıllardır dış haberler editörlüğü yapıyorum. İngilizce ve Fransızcaya hakimim. Her günüm yurt dışındaki spor haberlerini okumakla geçiyor. İngiltere'ye gidene kadar bana gelseydiniz el alemle aramızdaki uçurumu size pekala anlatırdım.
Her şeyi geçtim, o veya bu nedenle sizi işsiz bırakan bir kanala bu kadar hürmet göstermek neyin nesidir? Bizim köyde buna ne dendiğini burada yazmayayım. İngiltere'deki spor medyasına gıptayla bakarken keşke biraz da insan kalitesini örnek alsanız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder