Ulu Önder Atatürk'ün 1928 yılında çekilmiş bir fotoğrafı vardır. Fotoğrafta tebessüm ederken görülen Atatürk, o anı ölümsüzleştiren Cemal Işıksel'ın anlatımına göre Afgan Kralı Emanullah Han ile İsmet İnönü arasındaki tenis maçını seyretmektedir. Gelgelelim İsmet Paşa'nın tenisle olan ilişkisi bu diplomatik maçın çok ötesindedir.
İsmet Paşa'nın 1919'dan vefat ettiği yıl olan 1973'e kadarki kişisel notları Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Defterler isimli kitapta yayımlanmıştı. Kitabı incelediğimizde yedi farklı yerde tenis kelimesinin geçtiğini görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci adamının tenis içerikli notlarında sırasıyla şunlar yazıyor:
"3 Temmuz 1922 Pazartesi
Akşam tenis. Mösyö Laport bana raket ve top göndermiş.
7 Temmuz 1922 Cuma
Akşam tayyare mektebinde tenis.
9 Temmuz 1922 Pazar
Akşama tenis.
21 Temmuz 1922 Cuma
Akşam tenis.
24 Temmuz 1922 Pazartesi
Akşam muvaffakiyetli tenis. İki parti.
4 Ağustos 1922 Perşembe
Akşam tenis. Tevfik Bey'le beraber.
31 Mayıs 1941 Cumartesi
Tenis maçları."
Görüldüğü üzere İsmet Paşa, Kurtuluş Savaşı'nın en kritik evresinde bile tenisi ihmal etmemiş. Kendisi, Büyük Taarruz'un hemen öncesindeki boş vakitlerini tenis oynayarak değerlendirmiş. Bu da tenisin Türkiye'ye birilerinin zannettiği gibi Hülya Avşar veya Kemal Derviş'le gelmediğini gösteriyor. Oyunun bu topraklardaki geçmişi 100 yıldan daha uzun bir süreye dayanıyor.

