5 Eylül 2014

Amerika Açık mı, İstanbul Cup mı ?

 Son zamanlarda hiç bu kadar kötü bir Grand Slam yarı finali izlememiştim. Hani tek taraflı maçlar olur teniste göz açıp kapayıncaya kadar biten, bunlardan bahsetmiyorum. Orada hiç olmazsa kazanan tarafın üst düzey performansına tanıklık edersiniz. Fakat Wozniacki ile Peng arasında oynanan ve adına Amerika Açık yarı finali denilen, bana göre ise İstanbul Cup'taki eleme ana tablosunda oynanan herhangi bir maçtan hiçbir farkı olmayan şu mücadeleyle ilgili ne demeli inanın bilmiyorum.

 Durduk yere yükselen toplar, farklı şekilde dışarı giden vuruşlar, iki raketin de vuruş süratinin bu seviyeye göre son derece düşük olmasından mütevellit bir türlü bitmeyen, uzayan puanlar, kalitesiz ralliler... Kısacası bu seviyedeki bir tenis maçında olabilecek her türlü rezalet vardı Caro ile Peng'in finale kalabilme mücadelesinde. Tüm bunların üstüne maçın da olabilecek en kötü şekilde bitmesi, işin tuzu biberi oldu bir bakıma.

 Kadınlar tenisi herkesin malumu olduğu üzere uzun süredir berbat. Bu gözler de sayısız tenis skandalına şahit oldu son yıllarda, 30 yaşında ilk Grand Slam finalini kazananından tutun da 67 hafta hiç Grand Slam kazanamadan zirvede duranına kadar. O yüzden garipsemek de manasız geliyor bir noktada şu maçı ama artık bunun bir son bulması gerekiyor. Birilerinin çıkıp kadınlar turuna eski itibarını kazandırması gerekiyor fakat ne acıdır ki bunu yapacak olan hem kaliteli hem de istikrarlı oyuncular bir türlü peyda olmuyor.

 Bu kadar kötü maçları, istikrarlı istikrarsızlıkları kanıksayacaksak WTA Turu'nun daha fazla durmasının alemi yok, indirelim kepenkleri olsun bitsin !

Hiç yorum yok: