30 Ocak 2016

Angie'de Olup Masha'da Olmayan

 
 Birbirleriyle aynı oyun tarzına sahip iki tenisçi getirelim gözümüzün önüne. Bunlardan biri, diğerinden birkaç gömlek daha üstün bir raket olsun. Böyle bir durumda görece zayıf tenisçinin kazanması, ancak güçlünün kötü gününde olmasıyla mümkün. Nadal-Ferrer ve Serena-Sharapova eşleşmeleri modern teniste bu duruma verilebilecek en güzel örnekler. Şimdi bir de daha farklı bir oyuncu profili hayal edelim. O da ilk örneğimizdeki oyunculara tamamen zıt karakterli bir stile sahip olsun. Bu oyuncunun sözünü ettiğimiz güçlü tenisçiyi yenme ihtimali, ilk örnekteki zayıf tenisçiden her zaman daha fazladır çünkü rakibini bozma şansı vardır.

 Bugünkü Serena-Kerber finalinde de yukarıda anlattığımız durumu gördük. Kerber, oyununda pek bir albenisi olmayan orta karar bir tenisçi. Alman raketin en önemli özelliğiyse hiç şüphesiz sağlam geri çizgi oyunu. İşte o oyun, bugün Serena'yı mat etmesine yetti. Ayakları üzerinde çok hızlı olmayan Kerber, buna karşın müthiş bir mücadele vererek topları mümkün mertebe oyunda tuttu ve klasik tabirle Serena'yı her defasında fazladan bir vuruşa zorladı. Bu da Birleşik Amerikalının basit hata sayısını şişirdi ve Kerber ilk slam finalinde kupa kaldırmayı başardı.

 Peki şimdi bir soru... Angie mi daha iyi tenisçi yoksa Masha mı ? Kariyerlerine bakarsak belki kıyaslamak bile abes. Peki nasıl oldu da Masha'nın 12 senedir yapamadığını bugün Angie başardı ? Çünkü bu durumun oyuncuların kariyerleriyle hiçbir alakası yok. Bu, tamamen oyun tarzlarıyla alakalı. Serena, Sharapova'nın sahip olduğu oyun tarzının dünya üzerindeki bir numaralı uygulayıcısı ve Masha oyunun hiçbir departmanında Serena'dan daha iyi değil. Oysa Kerber'in Serena'yı bozabilecek bir stili ve korttayken ondan daha iyi yaptığı şeyler var.

 Kerber'in bugünkü zaferiyle yeni bir Grand Slam şampiyonu daha kazandık. An itibarı ile WTA'nın ilk 10'unda bulunan oyuncuların hepsi kariyerinde en az bir defa majör turnuva finali oynamış durumda. İlk 20'deyse bu sayı 15'i buluyor. Eskiden slam turnuvalarında final oynamak ya da şampiyon olmak bir ayrıcalıktı, şimdiyse göründüğü gibi gayet sıradan şeyler. Öyle ki artık bir kadın tenisçinin Grand Slam kazanmış olması bile onun hakkında iyi yorumlar yapmamız için yeterli olmuyor.

Hiç yorum yok: