2 Kasım 2014

Sports TV'ye Gecikmiş Bir Teşekkür

 Ne zamandan beri aklımdaydı aslında Sports TV'ye bir teşekkür yazısı yazmak. Doğrudur, bu çok gecikmiş bir teşekkür olacak ama olsun. Bir mahsuru olacağını zannetmiyorum. Mademki marifet iltifata tabi, o zaman biz de üzerimize düşeni bu yazıyla geç de olsa yerine getirmiş olalım.

 Sports TV'nin yaptığı işin güzelliğini kelimelere dökmek benim için çok zor. Zira bu zamanda, böyle bir ülkede koskoca kadınlar turunu şifresiz yayın yapan bir kanaldan izleyicilerin beğenisine sunmak hakikatten olağanüstü bir iş, inanılmaz büyük bir hizmet.

 Bu kanalı adının henüz D Spor olduğu zamanlardan hatırlıyorum. Tabii kanal o zamanlar şimdiki gibi açık olmadığından yalnızca Wimbledon'ı izleyebilmek için el mecbur paraya kıyıp kanalın yayın yaptığı platforma üye olmuştuk. Bırakın kadınlar ya da erkekler turunu, tenisin en bilindik turnuvasını bile ancak parası olanın izleyebildiği zamanlardan bahsediyorum ve Lig TV sağ olsun şimdi de durum hâlâ aynı.

 Lig Tv'nin tenis işine girmesini "Ülkemizde tenis gelişiyor." şeklinde yorumlayan cevvaller, sıkı durun şimdi, lafım size. Öyle üç beş kulaktan dolma bilgiyle fikir sahibi olduğunu sanıp entel yazılar döşenmekle olmuyor bu işler. Bir açın Wikipedia'yı inceleyin bakalım, bugün ağzınız sulana sulana izlediğiniz yıldızların birçoğu bu sporla nasıl tanışmış. Evet, bu ülkenin tenistik seviyesi Uganda düzeyinde ama zaten pratik etmenin bu ülke şartlarında çok zor olduğu bir sporu bir de insanların izleme hakkını elinden alarak nasıl geliştirebileceğinizi düşünüyorsunuz acaba, bir deyiverin bakayım.

 Son tahlilde Sports TV ve yaptığı şu yayınlar Türk tenisi için çok büyük bir nimettir. Nimettir çünkü tenisi yönet(emey)enlerin yıllardır bir türlü beceremediğini bu kanal, birkaç yıldır milyonlarca insanın evine girerek beceriyor.

 Spikeriymiş, yayın kalitesiymiş, şuymuş, buymuş. İsterse kekeme birine sundursunlar bütün maçları. Tenis yayınlayan kanal bulduk da spikerinden mi şikayet ediyoruz !?

Hiç yorum yok: