Geçtiğimiz günlerde tenis portallarına düşen bir haber, modern tenisin yüzleşmekte olduğu en büyük sorunlardan birini yeniden gün yüzüne çıkardı. Söz konusu habere göre aktif erkek tenisçiler arasında teklerde Grand Slam kazananların tamamı 30 yaşın üstünde. Tenis tarihinde ilk kez rastlanan bu durum, yeni nesil oyuncuların bayrağı bir türlü devralamadıklarını gösteriyor.
Eski Rus tenisçi Marat Safin, bir demecinde Roger Federer, Rafael Nadal ve Novak Djokovic'in hâlâ Grand Slam kazanabilmelerini utanç verici olarak nitelemiş ve alttan gelen oyuncuların yetersizliğine bağlamıştı. Kendisi, erkek tenisinin en büyük üç efsanesinden bahsettiğini unutmuş gibi görünse de genç tenisçilere yönelik eleştirisinde ciddi bir haklılık payına sahip.
Tenis dünyası, son yıllarda pek çok tenisçinin geleceğin yıldızı olarak pazarlanışına tanıklık etti. Örneğin Alexander Zverev ve Dominic Thiem 90'lar jenerasyonunun harika çocukları olarak gösteriliyordu. Fakat aradan geçen zaman, her ikisinin de etraflarında yaratılan beklentiyi karşılayabilecek bir oyuna sahip olmadıklarını gösterdi. O oyuna fazlasıyla sahip olan Nick Kyrgios ise profesyonel olmayı beceremediği için yeteneğine ihanet etmekle meşgul.
Eski Rus tenisçi Marat Safin, bir demecinde Roger Federer, Rafael Nadal ve Novak Djokovic'in hâlâ Grand Slam kazanabilmelerini utanç verici olarak nitelemiş ve alttan gelen oyuncuların yetersizliğine bağlamıştı. Kendisi, erkek tenisinin en büyük üç efsanesinden bahsettiğini unutmuş gibi görünse de genç tenisçilere yönelik eleştirisinde ciddi bir haklılık payına sahip.
Tenis dünyası, son yıllarda pek çok tenisçinin geleceğin yıldızı olarak pazarlanışına tanıklık etti. Örneğin Alexander Zverev ve Dominic Thiem 90'lar jenerasyonunun harika çocukları olarak gösteriliyordu. Fakat aradan geçen zaman, her ikisinin de etraflarında yaratılan beklentiyi karşılayabilecek bir oyuna sahip olmadıklarını gösterdi. O oyuna fazlasıyla sahip olan Nick Kyrgios ise profesyonel olmayı beceremediği için yeteneğine ihanet etmekle meşgul.
Peki yeni kuşak tenisçiler niçin bu kadar yetersiz? Roger Federer'in babası Robert'ın aşağıdaki tespitleri bu sorunun cevabına ışık tutabilir:
"Bir çocuk sevdiği şeyi yapmalı, para için korta sürülmemeli. Tenis dünyasında çocuğunun ilerideki muhtemel başarısızlığını asla kabul etmeyecek kadar hırslı ebeveynler var. Oysa bunlar, hem kendileri hem de çocuklarına karşı dürüst olmak zorundalar.
12 yaşındaki bir çocuk haftada 14 saat tenis oynamaya zorlanıyor. Çocuğun bundan keyif alması imkansız. Pazartesiden cumaya kadar antrenman, hafta sonu da turnuva. Bu, bana aşırı geliyor. Örneğin Roger 12 yaşındayken tenisin yanı sıra futbol oynuyordu. 16 yaşındayken Avrupa beşincisiydi. Peki neden başarılı oldu? Çünkü yetenekliydi."
Robert Federer'in de söylediği gibi henüz gelişim çağındaki bir çocuğa yapılabilecek en büyük kötülük ona yarış atı gibi davranmaktır. Kısa vadede sonuç almaya odaklanan veli ve antrenörlerin bu tutumu pek çok tenisçi adayının geleceğine ipotek koyuyor. Günümüz tenisinde yaşanan genç yetenek kıtlığının altında biraz da bu neden yatıyor.
Robert Federer'in de söylediği gibi henüz gelişim çağındaki bir çocuğa yapılabilecek en büyük kötülük ona yarış atı gibi davranmaktır. Kısa vadede sonuç almaya odaklanan veli ve antrenörlerin bu tutumu pek çok tenisçi adayının geleceğine ipotek koyuyor. Günümüz tenisinde yaşanan genç yetenek kıtlığının altında biraz da bu neden yatıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder