Sakatlıklar, her spor gibi tenisin de bir parçası. İstisnasız her tenisçi kariyerinde en az bir kere bu dertten muzdarip oluyor. Ancak içlerinde birisi var ki sakatlık konusunu onun kadar istismar edenine henüz rastlamadım. Evet, başlıktan da belli olduğu üzere Rafael Nadal'dan bahsediyorum.
Nadal'a yönelik eleştirilerimi sıralamadan evvel şunun altını kalın kalın çizeyim: Kendisinin sakatlık numarası yaptığını hiçbir zaman düşünmedim. Dolayısıyla bu yazıda savunacağım görüşler, "Yalandan sağlık molası alıyor. Böylece rakibinin ritmini bozuyor." sığlığında olmayacak.
Bu yılın üçüncü Grand Slam'ini geride bırakıyoruz ve şu ana kadar oynanan üç majör turnuvaya da Nadal'ın sakatlıkları damgasını vurdu. Tenisi uzun süredir takip edenler için artık sıradanlaşan bu durum, İspanyol tenisçinin kariyerinin başından bu yana yaşadığı hemen her fiziksel sıkıntıyı kamuoyuna ifşa etmesinin bir sonucu. Ne var ki kendisinin bu şeffaflığı sportmenlik açısından bir hayli sıkıntılı.
Kendisi ve ekibinin basına verdikleri demeçlerden Nadal'ın asla kötü oynadığı için yenilmiş olamayacağı ve bütün mağlubiyetlerinin yaşadığı sakatlıklardan kaynaklandığı gibi gülünç bir sonuç ortaya çıkıyor. Kaybederken sakatlık yüzünden kaybeden, kazanırken de sakatlığa rağmen kazanan bir oyuncu miti yaratıldı ki bu, hem rakiplerin emeğine yapılan bir saygısızlık hem de büyük bir illüzyon.
Vücudunun herhangi bir bölgesinde ağrı hisseden bir tenisçinin bırakın maç kazanmayı, oyuna konsantre olması bile mümkün değildir. Nadal eğer bir problemi olduğu hâlde maç ya da turnuva kazanıyorsa acıya bile direnen insanüstü bir yaratık olmasından değil, uygulanan yangın söndürücü tedaviler sayesindedir. Nitekim son Roland Garros'ta ayağı uyuşturulmuş bir şekilde oynadığını bizzat kendi ağzından duyduk.
Üstü özenle örtülen bir başka gerçek, Nadal'ın sakatlıklarının ona başarıyı getiren oyun stilinin doğal bir sonucu olduğudur. Dolayısıyla kendisi için sıklıkla yapılan "Sakatlıkları olmasaydı kim bilir daha neler neler kazanırdı?" yorumu anlamsızdır. Zira Nadal'ın sakatlık yaşamasını önleyecek koşul, aynı zamanda bugün sahip olduklarının büyük bir kısmını elinden alacaktı.
Velhasıl Nadal'ın sakatlıkları üzerinden kurgulanan popüler tenis anlatılarının gerçeklikle hiçbir ilgisi yoktur. Nadal ve ekibinin diğer tenisçilerin emeğini küçümseyen ve artık kabak tadı veren sakatlık söylemlerine tenis dünyasından bugüne dek hiçbir esaslı eleştirinin gelmemiş olması ise bir başka önemli sorun.




