Türkiye Tenis Federasyonu'nun istisnasız her başkanından duymuşuzdur herhalde şu sözleri: "Tenis, ülkemizde zengin sporu olarak algılanıyor. Federasyon olarak bu algıyı yıkmaya çalışıyoruz." Pardon ama nasıl?
Her şeyden evvel zengin sporundan kasıt nedir? Eğer bu tanımlamayı yaparken tenisin masraf gerektiren bir spor olduğunu söylemeye çalışıyorsanız bunu nasıl yıkmayı planlıyorsunuz? Tenisi raket yerine tahta sopalarla oynatmak gibi Ion Tiriacvari fikirlere mi sahipsiniz?
"Zengin sporu" klişesini her duyduğumda aklıma bundan bir sene evvel bir Erasmus öğrencisiyle yaptığım sohbet geliyor. İsminin Arnaud olduğunu öğrenince Fransız tenisçi Arnaud Clement'ı anımsıyor ve tenisten konu açıyorum. Bana "Dünya klasmanında tenisçiniz var mı?" diye sorunca Marsel İlhan ve Çağla Büyükakçay'ı sayıyorum. Hemen peşinden tenisin Türkiye'de zengin sporu olarak görüldüğünü söylediğimdeyse Arnaud'nun verdiği yanıt aynen şu oluyor: "Ama bu bir realite. Senin bu söylediğin Fransa da dahil olmak üzere her ülke için geçerli."
Arnaud'nun o gün vurgulamaya çalıştığı gibi tenis dünyanın her yerinde masraflı bir spordur, bunu değiştiremezsiniz. Ancak tenisi toplumun her kesimiyle buluşturabilmek pekala mümkün. Örneğin gelecek sene 20 bin Britanyalı çocuğa bir buçuk ay boyunca ücretsiz tenis dersi vereceğini açıklayan LTA bu konuda örnek alabileceğiniz bir kurum. Fakat siz çalışmaya, üretmeye değil de Amerika'yı yeniden keşfetmeye hevesliyseniz yıllardır yaptığınız gibi içi boş sözlerle vakit öldürmeye devam edebilirsiniz.