Boris Becker, Andre Agassi’yle oynadığı ilk üç maçın tamamından galip ayrılır. Fakat daha sonraki 11 düellonun 10’u Agassi’nin üstünlüğüyle sonuçlanır. İki efsanenin rekabetinde yaşanan bu büyük kırılmanın nedeni ise yıllar sonra gelen bir itirafla ortaya çıkar.
Agassi, Becker karşısında aldığı üst üste üç mağlubiyetin ardından rakibine karşı kazanmanın yollarını aramaya başlar. Bu doğrultuda mesaisinin önemli bir bölümünü Alman tenisçinin maçlarını izlemeye ayırır. Meslektaşının oyununu çözmeye çalışırken tuhaf bir detay dikkatini çeker. Buna göre Becker, servis kullandığı esnada yaptığı dil hareketiyle topu hangi yöne göndereceğini belli etmektedir.
Şayet Becker, servisi T’ye doğru kullanacaksa dilini dudağının ortasına koymaktadır. Dilini dudağının kenarlarına doğru çıkardığı zamanlarda ise geniş açılı servisler atmaktadır. Bu sırra vakıf olan Agassi, artık Becker’in güçlü servislerine daha etkili return’ler üretebilecektir.
Rakibinin önemli bir açığını yakalayan Agassi, eline geçirdiği kozu yalnızca kritik puanlarda kullanmaya özen gösterir. Çünkü sahip olduğu avantajın Becker tarafından fark edilmesini istemez. Fakat bu kadarı bile rekabette dengelerin değişmesine yetecektir. Nitekim iki tenisçi arasındaki oynanan maçların nihai bilançosu Agassi'nin galibiyet sayılarında 10-4 önde olduğunu gösterecektir.
Efsaneler, emekliye ayrıldıktan bir süre sonra Oktoberfest vesilesiyle bir araya gelir. İkili biralarını yudumlarken Agassi Becker’e yıllardır sır gibi sakladığı gerçeği açıklar. Duydukları karşısında sandalyesinden düşecek gibi olan Becker, “Ben de her yenilgiden sonra eşime ‘Bu adam sanki zihnimi okuyor.’ diye yakınıyordum.” diyecektir. Oysa Agassi, rakibinin zihnini değil, dilini okumuştur.
Aktardığımız anekdot, Agassi’nin 2017'de The Players Tribune adlı internet sitesine verdiği röportaja dayanmaktadır. Ancak Becker, daha sonraki yıllarda yaptığı bir açıklamada bir tenisçinin dil hareketlerinin kortun diğer ucundan görülmesinin mümkün olmadığını söylemiştir.


















